Eğer Yıldızlararası (Interstellar) ile İçinizdeki Uzay Aşkı Coştuysa…

Yıldızlararası benim için tartışmasız 2014’ün en iyi filmiydi. Zaten filmin aldığı IMDB ve Rotten Tomatoes notları bunu doğruluyor. Özellikle Hobbit: Beş Ordunun Savaşı ve Açlık Oyunları: Alaycı Kuş – Bölüm 1’in yarattığı hayal kırıklığı ve hezimetten sonra, bu kadar ilham verici bir film ilaç gibi gelmişti.

Eğer siz de Yıldızlararası’nı izledikten sonra, içinizde uzay ile ilgili içerik tüketmeye dair bitmek tükenmek bilmeyen bir hisse kapıldıysanız, aşağıda önerdiğim filmlere, dizilere ve belgesellere göz atmalısınız.

Kozmos: Bir Uzay Serüveni: Neil DeGrasse Tyson’ın efsanevi anlatımıyla, kozmos sizi uzayın derinliklerine götürüyor. Her izleyicinin kolaylıkla anlayabileceği bir dil kullanmaya özen gösteren belgeseli HD/UHD bir TV’de izleyip, görsellerinin hakkını vermenizi tavsiye ediyorum.

Yıldız Savaşları (Star Wars): Yorum yapmaya gerek yok.

Galaksinin Koruyucuları (Guardians of the Galaxy): Marvel’ın üvey evladı konumundaki Galaksinin Koruyucuları evreninin ilk filmi beklentilerin çok üstünde çıkınca gişe patlaması yaşadı ve hemen ikinci filminin çekimleri başladı. Biraz daha mizahi bir tonda uzay filmi izlemek isteyenler için ideal. Groot!

Star Trek (2009) & Star Trek: Karanlığa Doğru (Into Darkness): Benedict Cumberbatch’in Khan rolünde olduğunu bilmek izlemek için yeterli sebep sanırım.

Wall-E: Çoktan DVD kütüphanelerimizde yerini almış olsa da, Wall-E bir uzay animasyonu klasiğidir.

Yerçekimi (Gravity): Her ne kadar ben (özellikle bilimsel gerçeklik bakımdan tutarlı olmadığından) sevmesem de; bir çok oskar almış bir film olduğu için bahsetmeden geçmek olmazdı.

Battlestar Galactica: 2004 – 2009 yılları arasındaki bilimkurgu dizileri arasında en çok izlenilen dizidir Battlestar Galactica. İzlemediyseniz hemen başlamanız gerek!

Tabi ki daha bahsedilebilecek binlerce içerik var; ancak bunlar benim favorilerim. Özellikle Kozmos: Bir Uzay Serüveni’ni her insan evladının izlemesi gerektiğini düşünüyorum.

Son olarak, her ne kadar konuyla çok alakalı olmasa da, kafayı uzay ile bozmuş bir müzisyenden ve bir de müzik grubundan bahsetmek istiyorum: Gayet Su Akyol ve Bubi Tuzak. Aslında Bubi Tuzak elemanları hem Gaye’nin arkasında çalıyorlar; hem de ayrı olarak bir gruplar. En güzel ortak yanları ise yurtdışındaki arkadaşların değerlendirdikleri gibi “sci-fi arabesque” yapmaları. Ciddi anlamda uzay saplantıları olan bu arkadaşların neredeyse her şarkılarında bir uzay göndermesi bulmak mümkün. Zaten Bubi Tuzak’ın ilk ve tek albümün adı da Uzay Yolları Taştan. Ne demek istediğimi daha iyi anlamak için aşağıdaki müzik videolarını izleyebilirsiniz!

Bubi Tuzak – Talebe

Gaye Su Akyol – Develerle Yaşıyorum

Reklamlar

Youtube’daki “How It Should Ended” kanalı, popüler filmlere “Nasıl bitmeliydi?” sorusunu yönelterek, bazen gerçek hikayeden daha anlamlı, bazen ise daha komik ve manasız alternatif sonları animasyon halinde hazırlıyor.

Bu video’da da Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları filmine takılmış durumdalar. Özellikle Hobbit ve Yüzüklerin Efendisi filmlerinde, kahramanların her başları sıkıştıkları ve umutsuz durumlarında yardımlarına koşan kartallardan normal zamanlarda neden yardım istenmediği ve Hobbit’in orjinal hikayesinde hiç bulunmayan Legolas’ın, bu filmde ne yaptığı eleştirilerini prodüksiyon kalitesi yüksek, eğlenceli bir kısa animasyon film şeklinde sunulmuş. Smaug’un sesinin, Benedict Cumberbatch sayesinde ulaşılan efsanevi seslendirmesine yakın bir seslendirme ile hayata geçirilmiş olması da takdire şayan. Son olarak, filmin sonunda çalan “I See Fire” ile ününe ün katan Ed Sheeran’a yapılan gönderme de gayet eğlenceli ve yerinde olmuş.

Filmin fanlarının kaçırmaması gerekir!

Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları nasıl bitmeliydi?